BEKLENTİLER
Çocuklar yaptığı bir davranışa karşılık alkış almak, oyuncak istemek, çikolata yemek, parka götürülmek gibi birçok beklentiye girebilir fakat bilmemiz gereken bir şey vardır onlar anda kalıp istedikleri şekilde devam ederken bizler anda kalamıyoruz. Bunun nedeni ise egomuzdan beslenmemiz, ego ben, ben demek ise nefis, nefis demek ise şeytan, şeytan ise iblis demek.
En ufak mutsuzluğumuzu kolayca başkasına yıkabiliyoruz. Peki hiç düşündük mü? Beni üzen kim? Ben neden üzülüyorum? Olaylara geniş bir çerçeveden bakıp tarafsız olursak bizi üzen şeyin aslında kendimiz olduğunu görmek zor değil.
Kendimiz derken aslında beklentilerimiz. İçimizde ne kadar bir şeyler beklemediğimizi söylesek bile bilinç altımızdaki belki küçücük bir umut bunu tetikliyor. İşte bu gecelerimizin, günlerimizin hatta yıllarımızın mutlu geçmesini engelleyebiliyor.
Beklentiler üzer, yorar, kırar diyoruz ama asla beklentiye girmemezlik yapmıyoruz. Hatta yok canım beklentiye girmiyorum deyip "belki bir umut" cümlesinin arkasına sığınıyoruz. Umut zaten başlı başına bir beklenti değil mi?
"Huzur beklentisiz, anı yaşamadadır."
"Beklentiyle yaşayanın içinde kurt vardır kendisini kemiren. Beklentili yaşamın cezası olarak."
"Varolanı hoşgörmek tek huzur kaynağıdır."
"Huzur bulmak isteyen mutsuzluktan arınmayı öğrensin."
"Kavgası olmayanın yaşamıdır huzur."
Geçmişin takıntılarından ve geleceğin kaygılarından uzak ol ki anı en güzel biçimde yaşayabilesin. Anı yaşadığında beklentin olmaz huzuru bulur mutlu olursun.
Ellerine, yüreğine sağlık 🙏.
YanıtlaSilTeşekkür ederim 🤗💚🌍💙
Sil