Kayıtlar

BAĞLI OLMAK & BAĞIMLI OLMAK

Resim
    Ailemize, sevdiklerimize, sevdiğimiz eşyalara ya da kendimize verdiğimiz değer nedir? Bağlı mıyız? Bağımlı mıyız? Hayatta çok ince bir çizgi olan bu iki soru hayatınıza yön vermede bir etken olabilir mi?      Farkında olarak ya da olmayarak aslında bağımlı hale geliyoruz tüm bunlara. İşte tüm sorun burada başlıyor. Bağımlı olduğunuz için kaybetme korkusu, başlarına kötü bir şey gelme korkusu, bir gün yalnız kalma korkusu sarıyor insanoğlunu. Bağımlılık yapan tüm alışkanlıkların bu hayatta zarar verdiği tek şey yine siz olursunuz. Bunun farkındalığı ile hareket etmeniz her zaman size olumlu sonuç olarak geri dönecektir.      Bağımlı olmak size ve sevdiklerinize zarar verir. Bu hayatta neye çok değer verirseniz hep onunla sınanırsınız. Bağımlı olmak yerine bağlı olsak ne kendimize ne çevremize zarar vermeyiz. Bağlı olduğumuzda kabullenmemiz daha kolay olacaktır. Zaten bizi bağlı olmaktan alıkoyan şey kabullenmenin bu kadar kolay olma...

GİT

Resim
Değer verdiğin noktalara özen göstermelisin bu hayatta. Değer verdiğin şey o değeri hak etmiyorsa eğer işte tam orda bırakmalısın. Senin gülüşüne değer veren senin için çabalayan insanlar yoksa sen neden kendini onların mutluluğu için çabalarken bulasın. Seni anlamak isteyen zaten anlar eğer anlamak istemiyorsa isterse kırk takla at yine de başarılı olamazsın. Onları hayatımızın bir parçası yapmaya çalışırken zarar verdiklerinin farkında olsak bile ısrarla yük gibi taşımaya devam ediyoruz. Çünkü hep bir umut kapısı bırakıyoruz içimizde oradan da beklentiye girerek kendimizi yormak için elimizden geleni yapıyoruz. Senin hayatını değiştirecek konular karşındaki için bir şey ifade etmiyorsa daha hayatında olmasının bir anlamı yoktur aslında. Sen değiştim sanırsın ama bu konuda gün gelir tekrar yanılırsın çünkü oradan çıkarman gereken dersi çıkarmayıp sadece ertelemişsindir aslında. Gün gelir yine çalar kapını. O zaman aynı şeyler yüzünden  tekrardan hayatından bir zaman pa...

"UNUTMA HER ŞEY SENDE BİTİYOR "

Resim
Kızgınlarımız, kırgınlıklarımız  hatta bazen iç savaşlarımız var bu hayatta.Ne kadar başkasına yıktığımız zaman rahatlayacağımızı düşünsekte yük olarak omuzlarımızda taşıyoruz aslında. Affedin en başta kendinizi, sizi üzenleri, kıranları, belki kötü yaşanmışlıklara neden olduğunu düşündüğünüz insanları. Siz affedin ki yüklerinizden kurtulun. İşte o zaman huzuru bulmaya başlayacaksınız. Onların bunu bilmesine gerek duymadan içinizde affedin. Ne demiştik geçmişin takıntıları ve geleceğin kaygıları olmazsa anı yaşarsınız. Anı yaşarsanız huzuru işte ancak o zaman bulursunuz. Bırakın geçmişe dair ne varsa affedin.  Zaman geçtikçe öfkeniz diner, içinizde yanan ateş belki yok olur. Kötü şeyler yaşadığınızda suçlu aramak ya da isyan etmek yerine ders çıkarmaya bakın. Bir zaman sonra şu cümleyi kullanacaksınız belki de 'beni ben yapan yaşadıklarım'.  Yaşadığınız sizin için iyi olmayan bir olaydan ders çıkarmazsanız tarih sizin için tekerrür edecektir. Aynı şekilde olm...

BEKLENTİLER

Resim
İnsan çocukluğundan itibaren beklentiye girmeye başlar aslında ve o  günden sonra da onu mutsuz edecek çoğu olay beklentileri üzerinden gerçekleşir. Çocuklar yaptığı bir davranışa karşılık alkış almak, oyuncak istemek, çikolata yemek, parka götürülmek gibi birçok beklentiye girebilir fakat bilmemiz gereken bir şey vardır onlar anda kalıp istedikleri şekilde devam ederken bizler anda kalamıyoruz. Bunun nedeni ise egomuzdan beslenmemiz, ego ben, ben demek ise nefis, nefis demek ise şeytan, şeytan ise iblis demek.  En ufak mutsuzluğumuzu kolayca başkasına yıkabiliyoruz. Peki hiç düşündük mü? Beni üzen kim? Ben neden üzülüyorum? Olaylara geniş bir çerçeveden bakıp tarafsız olursak bizi üzen şeyin aslında kendimiz olduğunu görmek zor değil.  Kendimiz derken aslında beklentilerimiz. İçimizde ne kadar bir şeyler beklemediğimizi söylesek bile bilinç altımızdaki belki küçücük bir umut bunu tetikliyor. İşte bu gecelerimizin, günlerimizin hatta yıllarımızın mutlu geçmesi...

Merhabalarrrr :)

Resim
Osmangazi Üniversitesi Kimya bölümünden mezun oldum. 5 yıldır Analitik kimya laboratuvarında çalışmalar yapıyorum. Uludağ Üniversitesi'nde pedagojik formasyon eğitimimi tamamladım.   Aynı zamanda kahve içmeyi, kitap okumayı, bana bir şeyler katacak kültürel anlamda veya ilgi alanlarımla ilgili dizi, film, belgesel izlemeyi severim. Örgü örmekte hobilerim arasında yer alabilir. En yakın dostumla yoga yapıyorum kendisini yoga ve birçok alanda geliştirmiş ve geliştirmeye devam ediyor. Onun da bir bloğu var ve mutlaka ziyaret etmenizi tavsiye ederim. 12 yıl boyunca sporla uğraştım. Handball, taekwondo, atletizm(100m bayrak koşusu), halk oyunları ve dansla ilgilendim. Satranç oynadığım bir dönemim de var. Resim yapmayı çok seviyorum hatta sergiye çıkan resimlerim de var. Sağlıklı beslenmeyi seviyorum ve önem veriyorum hatta glutensiz yaşamı benimsemek adına birçok şey yapıyorum ve bana zararı dokunan birçok yiyeceği hayatımdan çıkardım diyebilirim. Şu anda yoğun bir dön...